Düşük gelir grubundaki 189 milyon insan, her yıl doğa felaketlerinin yıkıcı etkileriyle yüzleşiyor. Ortalama atmosfer sıcaklığının 1,5 derecenin üzerinde artış göstermesi, 300 milyonun üzerinde insanın ölüm veya büyük göç riski altında olabileceğini gösteriyor. Bu gerçekler, “İklim Değişikliği”nin sadece romantik bir kavram olmadığını, aynı zamanda insanlık, toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ciddi bir mesele olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Özellikle Türkiye gibi ülkeler, iklim değişikliğine bağlı olarak sosyal ve ekonomik açıdan en fazla etkilenecek ülkeler arasındadır. 2021’de Paris İklim Anlaşması’na imza atan Türkiye, 2053’te “Net Sıfır Emisyon” hedefini benimseyerek bu yönde politikalar oluşturmaya başlamıştır. Ülkemiz bu hedefe ulaşabilmek için enerji, sanayi, ulaşım, tarım ve binalar gibi başlıca emisyon kaynaklarını ele alacak acil eylem planlarına ihtiyaç duymaktadır.
“İklim Değişikliği Eylem Planları (İDEP)” kamu kurumlarının liderliğinde ve BM’nin desteğiyle başta 4 pilot şehir olmak üzere uygulanmaya başlanacak ve daha sonra tüm ülkeye yaygınlaştırılacaktır. Şeffaf, ölçülebilir ve adil bir eylem süreci için, şehirlerimizin karbon nötre dönüşümünü sağlamak amacıyla bir planlama gerekliliği açıktır. Bu kapsamda bilimsel temellere dayanan ve aynı zamanda uygulanabilir olan önlemlerin ve eylemlerin tartışılacağı, şehirlerin mevcut durumunun analiz edileceği, yıllara yayılan ilerlemelerin kaydedileceği ve izleneceği bir yapı oluşturulması kritik bir adımdır.
İlki 2023 yılında 4 pilot şehirden biri olan Konya’da yapılan “İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayı”nı siz değerli paydaşlarımızın desteğiyle önce diğer pilot illere, daha sonra ise tüm ülke genelinde yaygınlaştırmayı hedeflemekteyiz. Sonuçlarını kamuoyuyla paylaşacağımız, güncel iklim gelişmelerini ele alacağımız, çalıştay masaları ve panellerin birlikte düzenleneceği bu özel çalışmanın 2024 yılı içerisinde 4 pilot şehir arasında yer alan Samsun, Sakarya, Muğla ve Konya’da düzenlenmesi planlanmaktadır.